YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3654
KARAR NO : 2017/11915
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar vermek suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık …’nın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği..yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
14/08/2015 tarihli olay tespit ve yakalama tutanağına göre, içinde sanık …’nın bulunduğu araçta hırsızlık konusu eşyaların bulunduğunun ihbar edilmesi üzerine, aracın yanına giden kolluk görevlilerine, sanık …’in yanında diğer sanık … de bulunduğu sırada, daha önce yaptıkları hırsızlık olaylarında çaldıkları eşyaların bulunduğu adresi ve çaldıkları yeri söylemesi üzerine, anılan adreste yapılan aramada müştekiye ait bazı eşyaların bulunarak iade edilmesi nedeniyle kısmi iadenin gerçekleştiği, ayrıca müştekinin 07/10/2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile zararının karşılandığını belirtmesi karşısında müştekiye soruşturma aşamasında yapılan kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak rızasının bulunması halinde sanıklar hakkında TCK’nın 168/1-4.maddesinin uygulanmasının gerektiği, rızasının bulunmamasıhalinde ise TCK/nun 168/2-4 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık …’nın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanıkların TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmeleri için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.