YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12463
KARAR NO : 2017/4454
KARAR TARİHİ : 18.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2015 tarih ve 2014/1776-2015/922 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşımacılık işiyle iştigal ettiğini, davalının işlerini yaptığını, cari hesap usulü çalıştığını, davalının davacı şirkete 5.053,00 TL cari hesap bakiyesi borcu olduğunu, davalının talebe rağmen ödemede bulunmadığını, yapılan icra takibine karşı davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalının davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen toplam 5.044,50 TL’lik 3 adet faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, 3 adet faturanın eki olan sevk ya da taşıma irsaliyesinin bulunmadığı, sunulan faturalarda davalının imzasının olmadığı, davacının fatura içeriği hizmetin davalıya teslim edildiğine ilişkin olarak tanık dinletme isteminin ise davalı tarafça kabul edilmediği, davacı tarafça sunulan belgelerin takip ve dava konusu alacağın varlığını ispatlar nitelikte davalı tarafından düzenlenmiş veya imzalanmış belgeler olmayıp, davacı ile taşıyıcılar arasında yapılan sözleşmelere ilişkin olduğu, sunulan kargo teslim belgelerinin ise içeriğinin belli olmadığı, bu nedenle davacının sunduğu belgelerin davalıdan alacaklı olduğunu ispatlar nitelikte bulunmadığı, buna göre davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan takibe konu tutar kadar alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, ancak davacının icra takibine geçmekle kötü niyetli olmadığı, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.