Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2016/21835 E. 2017/13252 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21835
KARAR NO : 2017/13252
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlunun, süresi içerisinde icra dairesinde borca ve ferilerine itiraz etmesi ve takibin durması üzerine, alacaklı tarafından icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece, alacaklı tarafından ibraz edilen borçlunun imzasının bulunduğu su abonelik senedinin İİK’nun 68/1. maddesinde sayılan belgelerden olduğu gerekçesi ile itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 68/1. maddesine göre; alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanmakta ise, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Ancak, borçlu, borç doğuran ilişkiyi kabul etmişse, alacaklının, artık İİK’nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelere dayanmasına gerek yoktur.
Somut olayda, alacaklı tarafından takibe dayanak belgeler icra dosyasına ibraz edilmeden genel haciz yoluyla takip başlatılmıştır. Yargılama aşamasında da, borçlunun imzasının bulunduğu su abonelik senedi sunulmuş olup, söz konusu belgeler İİK.’nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde olmadığı gibi,borçlunun icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, borcu kabul yönünde bir beyanı da bulunmadığından, alacağın varlığının tespiti, borçlulardan talep edilip edilemeyeceği de yargılamayı gerektirmektedir.
O halde mahkemece, İİK’nun 68/1. maddesinde belirtilen nitelikte bir belge yada belgelerle borcun varlığı kanıtlanamadığından, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.