YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8917
KARAR NO : 2017/4552
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2013/667-2015/1663 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sigortacısı olduğu “Tehlikeli maddeler zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi” ile 31/01/2006- 31/01/2007 tarihleri arasında sigortalı olan dava dışı Sedat Aysan’a ait av malzemeleri bayii ve havai fişek satışı yapan iş yerinde 03/08/2006 tarihinde meydana gelen patlamada davacıların oğulları 15/09/1983 doğumlu …’nün yaşamını yitirdiğini, davacıların oğullarının ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldıklarını, dava dilekçesiyle 3.000’er TL’den toplam 6.000 TL ve ıslah dilekçesiyle de toplam 40.009,26 TL destekten yoksunluk tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıların kazadan sonra sigorta şirketine başvuruda bulundukları, başvuru sonrası 13/03/2007 tarihinde her bir davacı için 5.745,37 TL’den olmak üzere toplam 11.490,74 TL ödeme yapıldığı, her bir ödeme için 4.293,91 TL faiz işlediği, bu ödemelerin ve işlemiş faizlerini hesaplanacak desteklik tazminatından mahsubu gerektiği, alınan hesap raporuna göre poliçe limitinin tutarı 57.500 TL olduğu, bu miktardan sigorta tarafından yapılan ödeme miktarları ve faizleri toplamı olan 20.078,56 TL indirildiğinde kalan miktarın 37.420,00 TL olduğu, dolayısıyla bu miktara hükmedilmesi gerektiği, davacı babanın tazminat oranı yüzde 59, annenin ise yüzde 41 olarak hesaplandığı, bu hesaba göre baba için 22.077,80 TL, anne için 15.342,20 TL ek destek tazminatı yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, davanın kısmen kabulü ile davacılardan … için 22.077,80 TL, … için ise 15.342,20 TL olmak üzere toplam 37.420,00 TL tazminatın 28/12/2013 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava Destekten Yoksun Kalma Tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacılardan her birine 13.03.2007 tarihinde ödenen 5.745,37 TL tazminatın rapor tarihine kadar yasal faiz işletilmek suretiyle hesaplanan 4.293,91 TL’nin eklenmesi suretiyle her bir davacı için toplam 11.940,74 TL’nin hesaplanan destek zararından mahsubu sonucu tazminata hükmedilmiştir.
Oysa, zarar haksız eylemden kaynaklanmakta olup tazminat haksız eylemin vuku bulduğu tarihte muaccel hale gelmiştir.
Bu halde, davalı tarafından ödenen miktarın zarardan mahsubunun olay tarihine göre yapılması, yani faizinin de ayrıca düşülmemesi gerekirken yazılı şekilde davalı ödemesinin güncellenmiş (yasal faiz) hali ile tazminattan mahsubu doğru görülmemiş, karraın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta,
Desteğin ölümü nedeniyle davalı … şirketince davacılardan her birine 13.03.2007 tarihinde ödeme yapılmış, ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle davacılar tarafından davalı aleyhine açılan eldeki davada, ödeme tarihinden rapor tarihine kadar geçen sürede hesaplanan 4.293.91 TL işlemiş faiz ile eklenmek suretiyle bulunan 11.940.74 TL davacıların destek zararlarından mahsup edilmek suretiyle tazminata hükmedilmiş,
Kararın davacılar vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Destekten yoksunluk zararı hesabında hüküm tarihine en yakın gündeki verilerin esas alınaması 6098 sayılı TBK 75. saddesi gereğidir.
Bu tür davalarda dava dilekçesinde gösterilen değer harca esas olarak gösterilmekte, hüküm tarihine en yakın verilere göre yapılan aktüel hesabı ile belirlenen tazminata mahkemelerce hükmedilmektedir.
Destekten yoksunluk zararı miktar yönünden hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle netlik kazanmaktadır.
Nitekim eldeki davada da, davacı vekilince dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarı harca esas olmak üzere gösterilmiş, aktüer bilirkişinin 30.06.2015 günlü raporu ile zararın belirlenmesi üzerine davacı vekilince ıslah yoluna başvurulmuş mahkemece 30.06.2015 günlü rapor esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
Davalı … şirketince teminat limiti dahilinde davacılara 13.03.2007 tarihinde ödeme yapılmış olup davacıların destekten yoksunluk zararları 30.06.2005 tarihindeki veriler esas alınmak suretiyle belirlenmiştir.
Davacıların zararının tespit edildiği 30.06.2015 tarihi itibariyle, zarar saptanmadan sigortanın ödeme yaptığı 13.03.2007 tarihi arasında 8 yılı aşkın süre için bilirkişinin sigortaca ödenen bedeli güncelleyerek, güncellenmiş bu değeri hesaplanan tazminattan mahsup etmesi ve mahkemenin de bu hesabı esas alarak tazminata hükmetmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Aksi düşüncenin ve sayın çoğunluğun görüşünün kabulü halinde, tazminata 30.06.2015 tarihindeki verilere göre hak kazanan davacılar, sigorta şirketince ödeme yapılan 13.03.2007 tarihinden rapor tarihine kadar ödenen 5.745.37 TL’nin güncellemede esas alınan yasal faiz tutarı 4.293.91 TL kadar davalı aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olacaklardır.
Nitekim Hukuk Genel Kurulu’nun 14.03.2012 gün 2011/4/824 Esas 2012/134 karar sayılı kararı da tazminat hesabında güncelleme yapılması gerektiği yönündedir.
Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.