Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3643 E. 2017/5742 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3643
KARAR NO : 2017/5742
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/933-2015/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davalı tarafından müvekkili hakkında 26.07.2013 tarihli kredi sözleşmesine dayalı olarak … 5. İcra Müdürlüğünün 2015/287 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, sözleşmenin müvekkilinin yetkilisi ve ortağı olduğu …Tic. Ltd. firması ile davalı banka arasında imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeye şirket ortağı ve yetkilisi sıfatıyla imza attığını, ancak şahsi kefaletinin bulunmadığını, buna rağmen davalı bankanın müvekkili aleyhine ilamsız takip başlattığını ileri sürerek müvekkilinin … 5. İcra Müdürlüğünün 2015/287 Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 14.05.2015 tarihinde davacı … hakkındaki takipten feragat edildiğini, hakkında uygulanan hacizlerin kaldırılması talebinde bulunulduğunu, bu nedenle de davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava açıldıktan sonra davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkındaki takipten vazgeçilmiş olması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı alacaklının kötü niyetli olduğunun isbat edilememiş olmasına, verilen kararın niteliğine göre davacı barçlu lehinde tazminata hükmedilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, davanın konusuz kalması hallerinde mahkemece davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Davacı hakkında kesinleşmiş bir takip bulunduğuna göre bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. O halde davalının takipten feragat ettiği tarih de dikkate alınarak davacı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.