Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/5337 E. 2017/8644 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5337
KARAR NO : 2017/8644
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Dairemizce verilen 26.04.2017 gün ve 2017/65 esas, 2017/3528 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;
02/07/2012 gün ve 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirilip, önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı, konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının daha uygun olacağı anlaşıldığından, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ:

Taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksir halinde ise bu neticeyi öngörmüş olması olduğuna göre;
Somut olayda, olay günü, sanığın idaresindeki otomobil ile saat 08.10 sıralarında meskun mahalde, tek yönlü çift şeritli yolda seyir halindeyken yaya geçidini 24 metre geçtikten sonra seyir yönüne göre yolun sağından yola giren yayaya aracının sağ ön kısmı ile çarparak yayayı 61 metre sürüklediği ve çarpmadan 76 metre sonra durabildiği olayda; tanık vekil ve …’ın aşamalardaki beyanlarında; sanığın kaza mahalline 100- 200 metre kala korna çalarak süratli bir şekilde geldiğini ifade ettikleri, tanık …’ın keşif sırasında verdiği beyanında; olayı bizzat yaşadığını, ölen yaya ile aynı yerde karşıdan karşıya geçmek için beklediklerini, ölen yayanın karşıdan karşıya geçmek için yola indiği sırada çok hızlı bir şekilde gelen sanığın durmadan yayaya çarptığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki beyanlarında; yayanın, gidiş istikametine göre sağ tarafta beklemekte olan servis aracının önünden yola fırladığını panik ile kornaya ve frene bastığını ancak mesafenin kısa olması nedeniyle aracın ön sağ kısmı ile yayaya çarptığını beyan ettiği anlaşılmakla, tüm dosya kapsamından, sanığın, karşıdan karşıya geçmekte olan yayayı görüp, yayaya çarpabileceğini öngördüğü ancak neticenin gerçekleşmesini istemediği yönünde hareket ettiğine ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında, sanığın neticeyi öngördüğünden söz edilemeyeceğinden bilinçli taksirin koşulları oluşmadığı görüşü ile mahalli mahkemenin kararının bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın reddi yönündeki görüşüne katılmıyorum.