YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9321
KARAR NO : 2017/3108
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 09.09.2015 gün ve 2014/9978 Esas, 2015/5727 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 20.05.2009 tarihli sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya hizmet verdiğini, ancak sözleşmenin davalı yanca sebepsiz olarak 28.02.2011 tarihinde feshedildiğini, hizmet bedelinin ödenmesi konusunda sözleşmenin 7.j ve 7.k maddelerinin bulunduğunu, bu maddelerde bu sözleşmeden doğan her türlü ödemenin müşteri tarafından her ayın takip eden ilk 3 iş günü içinde ödenmesi gerektiğini, ödeme yapılmaması durumunda temerrüdün başladığı tarihten itibaren temerrüt faizi talep edilebileceğinin düzenlendiğini, davalının sözleşmenin bu hükümlerine riayet etmediğini, bu nedenle tüm sözleşme dönemindeki ödenmeyen geç ödenen alacaklar için temerrüt faizi tahakkuk ettirerek fatura düzenlediklerini ve davalıya ihbarname ile gönderdiklerini, faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3151E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalının itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının geçmişe dönük 72 faturaya ilişkin olarak temerrüt faizi talep ettiğini, davacının şimdiye kadar herhangi bir temerrüt faizi talebi olmadığını, BK’nın 113. maddesi uyarınca davacının faiz talebinin mümkün olmadığını, alacağın ne şekilde hesap edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 24.10.2013 tarih ve 2012/87 E., 2013/191 K. sayılı ilamı ile, davanın reddine dair kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin, 09.09.2015 tarih ve 2014/9978 E., 2015/5727 K. sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 7,80 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.