Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5285 E. 2017/11891 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5285
KARAR NO : 2017/11891
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık …’ın temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 231/11 maddesine göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde mahkemece duruşma açılarak daha önce açıklanması geri bırakılmış hükmü aynen açıklamak zorunda olduğunun düzenlendiği halde, söz edilen hükümlere uyulmaksızın denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında önceki açıklanması geri bırakılmış hükümden farklı şekilde, cezasının değiştirilmesi ile hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması ile dosya arasında bulunan 29.04.2009 tarihli Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı’ndan rızai iadenin gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanığa hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesine bu konuda sanığa uyarı yapılmasına” cümlesinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.