Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4481 E. 2017/7387 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4481
KARAR NO : 2017/7387
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Beraat

1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamada, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık hakkında, olay tarihinde hız sınırını aştığı gerekçesi ile görevlilerce cezai işlem uygulanırken, katılanın bilgilerini içeren sahte E sınıfı sürücü belgesi ibraz ederek trafik ceza tutanağı düzenlettirdiği iddiası ile açılan davada, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından; suça konu trafik ceza tutanağı aslı getirtilip, üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak, imzanın sanığa aidiyetinin tespiti halinde ise, TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için sanığın öncelikle bir suç işleyip kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda ise, sanık hakkında “trafik ceza tutanağı” uygulanması esnasında katılanın kimlik bilgilerini içeren sürücü belgesi vermek suretiyle yalan beyanda bulunduğu; sanığın, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimlik bilgilerini kullandığı …’i ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının tayininde hata ve eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.