YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6095
KARAR NO : 2014/10192
KARAR TARİHİ : 30.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA : … 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 gün ve 2011/170-2012/451 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.01.2014 gün ve 2013/6709-2014/774 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 09.08.2004 tarihli Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi’nin, davalı acentenin sözleşmedeki yükümlülük ve taahhütlerine aykırı işlem ve eylemleri ile tahsil ettiği primleri yatırmaması nedeniyle 19.03.2010 tarihinde feshedildiğini, davalıya gönderilen ihtarname ile 05.05.2010 tarihi itibariyle vadesi gelmiş 14.921,81 TL borcunun bulunduğu, ödenmemesi halinde sözleşmenin başlangıcında kendisine ait taşınmaz üzerinde müvekkili lehine tesis edilen teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin yapılacağının ihtar edildiğini ancak davalı tarafça anılan borcun ödenmediği gibi hakkında başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, dava konusu acentelik sözleşmesinin feshi ve itirazın iptali davası sonrası müvekkilinin davalıdan 2.893,43 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, 2.893.43 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiş, karşı davasında ise müvekkilinin davacı tarafa borcunun bulunmadığını, aksine müvekkiline portföy tazminatının ödenmemesi, fesih sonrası iptal edilen poliçelerden dolayı iade primlerinin müvekkilinin hesabına yansıtılmaması, kasko poliçelerinden dolayı sözleşmede kararlaştırılan oranın altında komisyonun ödenmesi ve feshe ilişkin noter masrafının müvekkilinin hesabına borç olarak yazılması nedeniyle müvekkilinin davacı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL alacağın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.