Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2747 E. 2017/6514 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2747
KARAR NO : 2017/6514
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 gün ve 2009/498 – 2014/486 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/11/2015 gün ve 2015/3730 – 2015/12029 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; … Tekstil ve Ticaret Limited Şirketine ait … İlçesi … Köyü 106 ada 1 parselde kayıtlı olan 6, 7, 18 ve 19 nolu bağımsız bölümlerin 09/02/2009 tarihinde davalılara satılıp devredildiğini, şirketin ortaklarının … ve … olduğunu, şirket adına taşınmaz devrini yapan …’ın yetkisiz olduğunu, ortaklardan …’ın 05/01/2009 tarihinde kendini münferit imza ile temsile yetkili müdür atadığını, ancak …’ın şirket mallarını kaçırmaya matuf bir çok işlemine dayanak yaptığı 05/01/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın diğer ortak …’a ait olmayıp sahte olduğunu, söz konusu devir işleminin yetkisizlik yanında ayrıca taşınmazların gerçek değerinin de tapuda gösterilen değerin çok üstünde olması sebebiyle muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümlerin davalılara devrine ilişkin işlemlerin iptaline, taşınmazların şirkete iadesine ve şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalıların taşınmazları kiraya vererek haksız şekilde tahsil ettiği kira paralarının davalılardan alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; 05/01/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı sahte olsa dahi bu durumun tapu kaydının da iptali sonucunu doğurmayacağını, tapu kaydına itimat eden müvekkillerinin ediniminin korunması gerektiğini, müvekkillerinin söz konusu gayrimenkulün meşru malikleri olduğundan mülkiyet hakkının gereği elde ettikleri kira bedelleri üzerinden de yalnızca kendilerinin hak sahibi olduklarını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, asıl ve birleşen davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.