YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3843
KARAR NO : 2017/5855
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2015 tarih ve 2015/445-2015/693 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin bankacılıktan emekli mazbut kendi halinde bir kişi olduğunu, facebook adresinden 23/01/2014 tarihinde tanıdığı … ile konuşmaya başladığını, müvekkilinin bu kişiye …bank ve … Bankasında hesabı olduğunu söylemesi üzerine, şahsın …bank’tan işlem yapacağını beyan ettiğini, …bank’a ait hesap ve bu bankaya ait kredi kartı numarasını müvekkilinden öğrendiğini, daha sonra müvekkilinin cep telefonuna SMS ile gelen şifreyi dolandırıcı şahsa vermekte beis görmediğini, dolandırıcı …bank’a talimat vererek müvekkilinin kredi kartından şahsi hesabına 3.000,00 TL gönderdiğini, 2.880,00 TL’sini davalı … vasıtasıyla … isimli şirket hesabına havale ettirmesini talep ettiğini, müvekkili arkadaşı …’i aradığını, facebook hesabının hacklendiğini bildirince dolandırıldığını anladığını, bankayı arayarak hesabının hacklendiğini bildirmesine rağmen bankanın bu işlemi iptal etmediğini, müvekkilinin hesabından EFT işlemi yapılmasına müsaade ettiğini, bunun üzerine müvekkili hesabına ve kredi kartına bloke konulmasını talep etmesi üzerine banka tarafından bu hesaplara bloke konulduğunu, ilgili ödeme … adlı şirkete gönderilmediğini, dolandırıcı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/5852 soruşturma açıldığını, banka hesabında bulunan paranın kendisine iade edilmediğini ileri sürerek 2.880,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu havalenin davacının iradesi dahilinde yapıldığını, bu paranın ilgili şirket hesabına işlendiğini, şirketin mevduatı haline geldiğini, EFT alacaklısının rızası olmadan bu parayı ödemenin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, dava konusu havale işleminin davacının bilgisi ve iradesi doğrultusunda yapıldığı, yapılan havale işleminde davalı bankaya izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı, davacının havale gönderdiği hesap sahibi hakkında paranın hile ile gönderildiği gerekçesiyle dava açması gerektiği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.