YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18628
KARAR NO : 2017/6212
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dilekçesinde özetle dava konusu taşınmazın 10.09.1981 tarihinde müvekkilinin eşi … tarafından şahitler huzurunda yapılan yazılı satış sözleşmesi ile davalıdan satın alındığını, satış bedelinin tamamen ödendiğini, müvekkili ve eşinin dava konusu taşınmazı uzun süredir ektiğini ve kullandığını, müvekilli adına tapu kaydının çıkartılması gerekirken tapu kaydının halen davalı adına olduğunu, taşınmaz üzerine müvekkili ve eşi tarafından ev yapıldığını ve taşınmazın ihya edildiğini, … mahallesi, … mevkii 196 ada 1 parselde bulunan … varislerinden … adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına tesciline, olmadığı taktirde müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin faizi ile birlikte ödenmesine, taşınmaz üzerine yaptırmış olduğu evin masraflarının karşılığı olan 8.000 TL. bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, 10.09.1981 tarihli sözleşmede, tapuya kayıtlı taşınmaz parsel numarası bildirilerek haricen satıldığı, tapulu bir taşınmazın harici satış ile devrinin yapılmasının mümkün olmadığı, davacının sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin tarafı ve davacının kullandığı evin sahibi olan … ‘in 10.09.1981 tarihli sözleşmenin yapılmasından 17 yıl sonra 09.09.1998 tarihinde öldüğü, sağlığında bir talebinin de bulunmadığından bahisle davacının tapu iptali ve satış bedeli ile evin yapım bedelini isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir Davacı taraf, 18/05/1976 tarihli gayrimenkul satış senedi ve 10.09.1981 tarihli satış senedi akdi başlıklı adi yazılı belgelere dayanarak taşınmazdaki davalı hissesinin iptaline karar verilmesini ve eşi tarafından yapılan evin bedelini talep etmiştir. Dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanağı 16/09/1983 tarihinde kesinleştiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi uyarınca kadastrodan önceki sebeplere dayanarak 10 yıl geçtikten sonra dava açılamayacağından, davacı tarafın hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı gerekçe gösterilerek reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’nın 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün gerekçesinin DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.