Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3833 E. 2017/13113 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3833
KARAR NO : 2017/13113
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, hükmün açıklanmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde işlediği Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/811 Esas ve 2013/622 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine ilişkin kararda suçun basit yaralama suçunu oluşturduğu, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ”Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, sanıklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesinde tanımı yapılan basit yaralama suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğunun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi suretiyle hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Erzurum 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/811 Esas ve 2013/622 Karar sayılı ilamında suçun uzlaştırma ile sonuçlanması halinde suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına göre denetim süresi içinde işlediği başka bir suç olup olmadığının tetkiki ile sonuca göre suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanıp açıklanamayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3-Suça sürüklenen çocuğun, diğer suça sürüklenen çocuklarla birlikte, suça konu hurda niteliğinde olan ve kamu yararına veya hizmetine tahsisli bulunmayan kalorifer peteklerini, üniversite yerleşkesinden çaldıkları ancak olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre, yerleşkenin etrafının demir korkuluklarla çevrilmiş olmasına karşın, yaklaşık olarak 20 metrelik kısmında demir korkuluk ve tel örgülerin bulunmadığı ve kırık olduğu, suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK’nın 141. maddesine uyan suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra yürürlüğe giren vaki değişiklikler karşısında; 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk …’nin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.