Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9355 E. 2017/11538 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9355
KARAR NO : 2017/11538
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Kasa Tarım Plastik Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, müvekkili olan şirketin borçlu şirketle bağlantısı olmadığı halde 04.09.2014 tarihli hacizde müvekkiline ait plastik kasa imal makinesinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/5470 ve 2014/2397 esas sayılı dosyalarından yapılan hacizler sırasında haczin yapıldığı işyerinin elektrik abonman sözleşmesinin borçlu şirket adına yapıldığının ve işyerinde üretimi yapılan plastik kasalar üzerinde borçlu şirket unvanının yer aldığının belirlendiği, bu nedenle İİK’nun 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu şirket dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişi konumunda bulunan istihkak iddia eden davacı şirketin mülkiyet karinesinin aksini ispat etmekle yükümlü olduğu, dava dilekçesi ekinde sadece iki adet fatura ibraz edildiği, faturaların da borçlu şirket tarafından tanzim edildiği, her zaman tanzimi ve temini mümkün olan faturayla mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3.kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davalı alacaklı vekilinin karar tarihinden sonra, dava konusu mahcuza ilişkin haczinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, yargılama giderinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmek üzere konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.09.2017 tarihinde oybilirğiyle karar verildi.