YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2533
KARAR NO : 2017/4879
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/02/2015 tarih ve 2011/83-2015/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 41 ve 38. hizmet sınıflarında yer alan radyo ve televizyon programlarının yapımı ve yayını hizmetlerini de kapsayan, 2001 06780 ve 2009 18734 sayılı “Miss Turkey” ibareli markaların sahibi olduğunu, Fox TV (Huzur Radyo TV AŞ) de yayınlanmakta olan “Miss Turkey” yarışması ile davalılar tarafından müvekkilinin marka haklarının ihlal edildiğini, 06.04.2011 tarihli ihtarnameye rağmen ihlalin devam etmekte olduğunu, davalılardan …. ve L’oreal Türkiye Kozmetik San. ve Tic. A.Ş’nin ihtara verdikleri cevapta; markanın kullanımında, Hebak Kolektif Şirketi- … ve Ortağı adına tescilli 174931 sayılı markaya dayandıklarını belirttiklerini, Hebak Kolektif Şirketinin anılan markası ile yapım ve yayın hizmeti sunma imkanının bulunmadığını, Hebak Kolektif Şirketinin 174931 sayılı “Miss Turkey” ibareli markasını http://www.missturkey.com.tr/ alan adındaki web sayfasında da müvekkiline ait hizmetler üzerinde kullanmakta olduğunun tespit edildiğini, beyanla, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine, “Miss Turkey” isimli programın yayının durdurulmasına ve kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan …. vekili, müvekkil şirkette yayınlanan “Miss Turkey” güzellik yarışmasının 03.06.2011 tarihinde de televizyonda final yayını yapılarak sona erdirildiğini, yayının davalılardan L’oreal’in sponsorluğu ve Hebak’ın organizatörlüğü ile gerçekleştirildiğini, kullanılan “Miss Turkey” markasının kullanım hakkının 11.01.2011 tarihli sözleşme ile Hebak’tan devralındığını, davacının da aslında uzun yıllardır tanınır hale gelen “Miss Turkey” markasının Hebak’a ait olduğunu bildiğini, davacının marka tescillerini davalıdan, 38. sınıfta 4 yıl, 41. sınıfta da 14 yıl sonra gerçekleştirdiğini, Hebak’a ait “Miss Turkey” markasının tüm Türkiye’de tanınır bir marka olduğunu, davacının bu tanınışlıktan haksız kazanç elde etme gayesi içinde olduğunu, beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Hebak’a ait markanın, güzellik organizasyonlarının TV’lerde yayınlanabilmesini de kapsadığı, bu düşüncenin kabul edilmemesi durumunda dahi, dava konusu marka üzerinde kullanım sonucunda hak sahipliğinin kazanıldığı, bu yüzden dava konusu davalı eylemlerinin, davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Somut olayda, “MISS TURKEY” ibaresinin, hem davacı adına tescilli 2001/06780 ve 2009/18734 sayılı, hem de davalı Hebak Koll. Şti. adına tescilli 96/018621 sayılı markaların asli ve ayırt edici unsuru oldukları, davacı adına tescilli markaların 41.sınıfta “Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri (reklam hizmetleri hariç).Televizyon eğlence programları yapım hizmetleri.Sinema filmleri yapım hizmetleri, video filmleri yapım hizmetleri, kayıt stüdyoları hizmetleri, film seslendirme hizmetleri” ile 38.sınıfta “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri”, davalı adına tescilli markanın ise 41.sınıfta “Güzellik yarışmaları organizasyonu hizmetleri” alanında tescilli oldukları, her iki tarafa ait markaların da bu güne kadar birlikte tescilli olarak varlığını sürdürdükleri anlaşılmaktadır.
Olaya uygulanması gerekli olan mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 1 ve 6.maddeleri uyarınca, marka koruması tescil esasına tabidir. Diğer bir anlatımla, tanınmış markalara sağlanan genişletilmiş koruma imkanı yanında, kural olarak bir marka hangi mal ve hizmetler için tescil edilmiş ise marka koruması da sadece o mal ve hizmetleri kapsamaktadır. Keza KHK’nın 39.maddesinde de, marka korumasının kapsamında yer alan mal ve/veya hizmetlerin listesi ve sınıfları yer almak zorundadır.
Her ne kadar yerel mahkemece, davalı Hebak Koll. Şti adına 41.sınıfta “Güzellik yarışmaları organizasyonu hizmetleri” alanında tescilli markanın, televizyonda yayınını da kapsadığı kabul edilmiş ise de, davalı markasının sadece güzellik yarışmalarının organizasyonuyla sınırlı olduğu, bu hizmet türünün aynı zamanda düzenlenen organizasyonun aynı tanıtıcı işaretle radyo veya televizyon programnın yapılması ve yayınlanması hizmetlerini kapsamadığı, söz konusu hizmetlerin münhasıran davacı markasının tescil kapsamında bulunduğu ve “MISS TURKEY” ibaresinin davacıdan izin alınmaksızın televizyon programlarının yapımında ve televizyonda yayınlanması hizmetlerinde kullanılmayacak olduğu halde, aksi düşünceyle davanın reddine dair yerel mahkeme kararının davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Marka tescilinden önce, markaya konu işaretin tescil sahibinden önce ve tescil kapsamındaki mal veya hizmetler alanında üçüncü kişiler tarafından uzun süreli olarak ve yerelden daha geniş bir bölgede kullanılmış olması halinde, Dairemizin 19.10.2006 tarih ve 2005/7175 E. – 2006/10558 K. sayılı kararında da ifade olunduğu üzere, KHK’nın 8/3 maddesinden hareketle, söz konusu kullanımın tescilden sonra da korunması ve hukuka uygunluk sebebi olarak görülmesi gerçek hak sahipliği ilkesi ile kazanılmış haklar ilkesinin bir gereğidir.
Somut olayda, mahkemece, bilirkişi raporuna istinaden davalı Hebak Koll. Şti.’nin “MISS TURKEY” ibaresini uzun süredir güzellik yarışmalarında kullandığı ve bu yarışmaların televizyonda yayınlandığı, bu kullanımın tescilden sonra da korunması gerektiği gerekçesiyle de davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı yanca dosyaya konulmuş bu yönde her hangi somut delile rastlanılmamış olup, sunulan kataloglar da davalı yanca düzenlenen güzellik yarışması organizasyonlarının “MISS TURKEY” markasıyla televizyon yayıncılığına konu edildiğini göstermeye tek başına yeterli olmadığı halde, mahkemece bu gerekçeyle de davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz talebinin KABULÜ ile yerel mahkeme hükmünün yukarıda (1) ve (2) no’lu bentteki gerekçelerle davacı taraf yararı BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.