YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7568
KARAR NO : 2017/5570
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/1213-2015/891 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 21/02/2003 tarihinde 3 yıllığına taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalının … ilindeki direkt depo bayilerine tüp dağıtım işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, sözleşme ile fesih bildirimi yapılmadığı taktirde anlaşmanın aynı koşullarla 1 yıl daha uzayacağına karar verildiğini, sözleşmenin ek protokoller ile 2010 yılına kadar sürdüğünü, davalının haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini bu nedenle müvekkilinin 151.596 TL kâr kaybına uğradığını, maddi kaybını davalıya ihtar çekerek istediğini ancak cevap alamadığını belirterek 1 yıllık maddi kaybı olan 89.357 TL’nin ihtar tarihi olan 12/03/2010’dan itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 21/02/2013 tarihinde yapılan taşıma sözleşmesinin 3 yıllığına yapıldığını, fesih bildirimi yapılmadığı sürece sözleşmenin uzayacağına ilişkin hükmün bir defaya mahsus olduğunu, bu sebeplerle her yıl sözleşmenin uzatılması için ek protokol yaptıklarını, 21/02/2010 tarihinde ek protokol ile uzatma işlemi yapılmayarak sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, sözleşmede davalının kâr kaybına ilişkin hüküm olmadığını ve davalının bunu istemek gibi bir hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının 4 aylık kâr kaybının saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.526,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.