YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5056
KARAR NO : 2017/5568
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2014/137-2015/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı – karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı – Karşı davalı vekili, müvekkillerinin davalı – karşı davacı ile satış sözleşmesi adı altında devir sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme gereğince davalı – karşı davacının işyeri içindeki demirbaş ve eşyaları almadan çıkacağını karşılığında ise davacı – karşı davalıların 80.000 TL ödeyeceğini ve bu bedelin de taşımazın sahibine ödeneceğini kararlaştırdıklarını, işyeri sahibinin bu paradan haberi olmadığını sonradan öğrendiklerini, dava konusu paranın hava parası niteliğinde olduğunu, devir sırasında davalının bırakmış olduğu eşyaların bedelinin 1.180,00 TL olduğunu, kalan miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine ve ödemiş olduğu 38.820,00 TL’sinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, kalan ve ödemediği miktar yönünden ise borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı – karşı davalı vekili, davacı-karşı davalılar ile aralarında satış sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince işyeri içerisindeki ofis malzemeleri ve beyaz eşyaların satışı karşılığında 80.000 TL ödenmesini kararlaştırdıklarını, 40.000 TL’yi ödemediklerini, sözleşmenin hala geçerli olduğunu, buna ilişkin irade fesadı iddiasının ise zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı – karşı davalılara kalan 40.000 TL’nin ödenmesi için çekilen ihtarnameden sonra bu davayı açtıklarını, davacı – karşı davalıların açtığı davanın reddi ile 40.000 TL borçlu olduklarının tespiti ve ihtar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı – karşı davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı – karşı davacıya ödenmiş olan 38.820,00 TL’nin dava yolu ile talep edilemeyen ve verilmişse de geri istenemeyen eksik borç niteliğindeki hava parası olduğu gerekçesiyle davacı – karşı davalıların bu meblağı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı – karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava 20/03/2014 tarihinde açılmıştır. 07/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK’nın 4. maddesine göre iş bu dava ticari dava niteliğini taşıdığından, TTK’nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görev alanındadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı – karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.