Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/7029 E. 2017/22402 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7029
KARAR NO : 2017/22402
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık …’ın 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve kasten yaralama, sanıklar …, … ve …’in kasten yaralama eylemlerinden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvuruların bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanıklar …, …, … ve …’in tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sanıklar …, …, … ve …’in mala zarar verme, sanık …’nun ise mala zarar verme ve kasten yaralama eylemlerinden verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanıklar …, …, …, … ve …’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
3-Sanıklar hakkında tehdit eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlere gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede :
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararları sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olmalıdır. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekir. Ayrıca gerekçeyle hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açılmamalıdır. Bu açıklamalar ışığında; hükümlerin gerekçesinde, sanıkların gazino sahibi ve çalışanlarının silah kullanmak, tehdit ve cebirde bulunmak suretiyle hürriyetlerini kısıtladıklarının ve sanıkların hürriyeti kısıtlama suçu sırasında karşı tarafta yer alan mağdurları basit yaralama eylemlerinin hürriyeti kısıtlama suçunun unsurunu oluşturduğunun kabul edilmesine karşın, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit eylemlerinden hükümler kurulmak suretiyle gerekçe ve hükümler arasında çelişkiye yol açılması,
Kanuna aykırı, sanıklar …, …, …, … ve …’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.