Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/29881 E. 2017/11894 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29881
KARAR NO : 2017/11894
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin edilen 1.320,00 TL; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında tayin edilen 1.000,00’er TL adli para cezalarına ilişkin hükümlerin, cezaların türü ve miktarları itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında hazırlanan fiili algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tespiti raporu için adli tıp kurumuna ödenen 75,00 TL’nin zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle bu giderin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderleri ile ilgili bölümde yer alan Adli Tıp rapor ücreti alınmasına ilişkin kısmın çıkarılarak ve ayrıca hüküm fıkrasına “suça sürüklenen çocukların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuklardan payları oranında ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
1-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/2. maddesinin uygulanması talebi ile kamu davası açılmasına rağmen, CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama yapılması,
2-CMK’nın 326/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocukların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları gerekirken, suça sürüklenen çocuk …’ın sebebiyet vermediği, suça sürüklenen çocuklar … ve …’a ait Adli Tıp rapor ücretinden sorumlu tutulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.