YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18039
KARAR NO : 2014/5978
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de; mahkemece davalıların temyiz harcını verilen kesin süreye rağmen yatırmadıkları anlaşıldğından temyiz istemlerinin reddine dair verilen 15.07.2013 günlü ek kararında davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davalı vekili müvekkili banka tarafından davalı … Denizcilik … A.Ş. ‘ye diğer davalıların kefaletiyle 2.600.000 USD likitli genel kredi sözleşmesi uyarınca 2.000.000 USD’lik döviz kredisi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 21.06.1999 tarihinde 167.186.207.839 TL üzerinden hesabın kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının asıl alacağı fazla miktarda talep ettiğini, faize faiz istediğini, takibin hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçesiyle tahsilde tekerrür etmemek üzere davalıların İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/17046 sayılı takibe itirazlarının kısmen iptaline, asıl borçlu … Denizcilik… Ltd. Şti. yönünden takibin 5.526,781,12 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.825,071,59 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %150 temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmasına, diğer davalı kefillerin ise itirazlarının kısmen iptaliyle takibin 5.299,167,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak 1.825.071,59 TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %150 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesindeki sınırlama gereğince 01.07.2012 tarihinden itibaren avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmasına, icra takibinden sonra 24.03.2005 tarihinde 167.482 USD olarak yapılan ödemenin infazda icra müdürlüğünce gözetilmesine ve davalıların tahsilde tekerrür etmemek üzere %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalılar vekiline temyiz nispi harcının yatırılması için çıkarılan muhtıraya rağmen temyiz nispi harcı yatırılmadığı gerekçesiyle 19.07.2013 tarihli ek kararla HUMK’nun 434/3 maddesi uyarınca kararın davalılar vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, anılan bu ek kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin 19.07.2013 günlü ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 31.10.2011 günlü konusunda uzman, yeterli incelemeyi içerir bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı banka keşide etmiş olduğu 22.06.1999 tarihli ihtarında, 16.02.1999 tarihli ana para + faiz ve ferilerin toplamı 284.087 USD ile noter harç masrafı 4.700 USD’nin ödenmediğini belirterek 21.06.1999 tarihi itibariyle hesapların tamamının kat edilerek muaccel hale geldiğini belirterek ihtarnamenin düzenlendiği tarih itibariyle muaccel hale gelen 167.186,207,839 TL’nin ödenmesi ile henüz vadesi gelmemiş 1.800.000 USD ana para tutarının bloke edilmesini istemek suretiyle tercihini USD türünde alacağı olduğu yönünde kullanmıştır. Keza, davadan önce, takip tarihinden sonra yapılan, fakat kısmen uygulandığı anlaşılan protokolde davacı bankanın alacağını USD bazında belirlemiş olması karşısında kat tarihinden takip tarihine kadar yabancı para faizi üzerinden hesaplama yapılmasında ve takip tarihinde TL’ye çevrilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup TTK’nun 4/1-f maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğundan TBK’nun 88 ve 120. maddelerindeki sınırlamalar ticari kredilerde uygulanamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden TBK’nun 120.maddesindeki sınırlama uyarınca yürütülecek temerrüd faizi oranı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; (3) nolu bentte gösterilen gerekçelerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlerden davalılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.