YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17815
KARAR NO : 2014/17985
KARAR TARİHİ : 08.12.2014
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada … Asliye Hukuk Mahkemesi ve … Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapulu taşınmazdaki ölçüm hatasının giderilmesi istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce, talebin, 3402 S.Y.’nın 41. maddesine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, davacının talebinin mülkiyet değişikliğine sebebiyet verebileceği ve bu nedenle tapu kaydında düzeltim davası olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
5520 Sayılı Kanunla değişik 2644 Sayılı Tapu Kanununun 31. maddesine göre taşınmaz malların yüzölçümünün tapu sicilinde yazılı miktardan fazla olduğu hallerde bu fazlalığın bitişik araziye elatmaktan ileri gelmediği ve sınırlarında bir değişiklik olmadığı mahkemece tespit edildiği takdirde taşınmazın gerçek yüzölçümünün tapu siciline yazılmasına karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
3402 Sayılı Yasa’nın 41/I. Maddesinde ise “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde,yapılan düzeltme kesinleşir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davacı ile davalılar taşınmazın paylı malikleri olduğu, davacının taşınmazın kadastro çap ve krokilerinin doğru ölçümleri yansıttığını ancak zemindeki kullanıma uygun olarak yüzölçümünün tutanaklara doğru geçirilmediğini ileri sürerek bu hatanın giderilmesini talep ettiği, davacının talebi üzerine ya da resen Kadastro Müdürlüğünce yapılmış bir düzeltme işleminin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda çekişmenin 2644 ve 3402 Sayılı Yasadaki anlamıyla tapu kaydındaki yüzölçümü yahut tersimat hatasından ileri gelmediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın hasımlı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu kabul edilerek dava tarihine göre, 6100 sayılı HMK.’nun 2/I maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08/12/2014gününde oybirliğiyle karar verildi.