YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23698
KARAR NO : 2017/22514
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Hakaret eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Tehdit eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığın, adli sicil kaydında yer alan geçmiş hükümlülüklerinin silinme koşullarının oluşması, sanığın mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışı nedeniyle takdiri indirim yapılması, tehdit suçundan dolayı somut (maddi) bir zarar oluşmaması ve mağdurun uğradığı manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, “Sanığın adli sicil kaydı, yargılama sürecisindeki davranışları” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanığın, mahkemeye karşı saygılı tutum ve davranışları bulunduğu değerlendirilerek hakkında TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına karşın, ertelemeye ilişkin karar verilirken bu kez aynı özellikleri olumsuz görülerek çelişkiye yol açılması,
3-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.