YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10350
KARAR NO : 2014/18021
KARAR TARİHİ : 09.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Esas ve birleştirilen davanın davacısı vekili, davalı borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 13.12.2007 tarihinde halası davalı …’a sattığını, taşınmaz üzerine 6.2.2009 tarihinde onaltı bağımsız bölüm olarak kat irtifakı kurulduğunu, davalı …’ın kat irtifakı tesisi ile oluşan bağımsız bölümlerden beş adetini 19.6.2009 24.11.2009 tarihleri arasında dava dışı 4 kişilere sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiş;30.10.2012 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm bağımsız bölümler dava dışı 4.kişilere satıldığından … hakkındaki davayı bedele dönüştürdüklerini 21.4.2011 tarihli kati aciz belgesiyle belirlenen 82.000 TL alacağın davalı …’dan nakten tazminat olarak tahsilini istemiştir.
Davalı borçlu … vekili, takip konusu senetler nedeniyle davacıya borçları olmadığını, davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın rayiç bedelle satıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, tasarruf tarihinde borçlunun aciz halinde olmadığını, taşınmazı rayiç bedelle aldıklarını, daha sonra dava dışı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak taşınmaz üzerine bina yaptırdıklarını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunduğu, davalı 3.kişinin borçlunun halası olması nedeniyle borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 278 ve 280 Maddeler gereğince iptale tabi olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki bağımsız bölümlerinin tamamının davalı … tarafından dava dışı 4.kişilere satılmış olması nedeniyle davalı … hakkındaki davanın bedele dönüşmesi nedeniyle dava konusu 2010/2668 sayılı takip dosyasından düzenlenen 21.4.2011 tarihli aciz belgesi kapsamında davacının talebinin kabulü ile 82.000 TL tazminatın davalı …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı … hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 3.kişi …’ın, borçlu yeğeninin durumunu ve amacının bilebilecek kişilerden olması nedeniyle dava konusu tasarrufun İİK 280/1 maddeler gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir.
Somut olayda, davalılar arasındaki 13.12.2007 tarihli tasarruf İİK 280/1 madde gereğince iptale tabidir. Davalı 3.kişi … anılan taşınmazı elden çıkardığından hakkındaki dava İİK 283/2 madde gereğince bedele dönüşmüştür.O halde 13.12.2007 tarihli tasarruf iptale tabi olduğundan davalı borçlu … hakkında karar verilmesine yerolmadığınına karar verilmesi; ayrıca harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden yalnızca davalı …’ın sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle adı geçen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2.bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına ,hükmün 3.bendindeki ”dan tahsiline ibaresinin çıkarılarak yerine “ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline” ibaresinin yazılmak suretiyle; 4 bendindeki “’dan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine “ ibaresinin yazılarak ;5 bendindeki “’dan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine” ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 9.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.