YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4076
KARAR NO : 2017/10805
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi 29.06.2012 olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 21.05.2012-30.10.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Sanık hakkında, tekerrür uygulanmasına esas gösterilen ilamdaki tehdit suçundan tayin edilen adli para cezası kesin nitelikte olduğu gibi, ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gözetilerek hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “b” bendinin çıkarılmasına; tekerrüre ilişkin bölümünün de çıkarılarak, yerine “Sanığın Sındırgı Sulh Ceza Mahkemesi’nin 20.07.2010 tarih, 2009/136 Esas ve 2010/155 Karar sayılı ilamı ile hakaret
suçundan tayin edilen 2.180 TL adli para cezası nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” şeklinde yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hırsızlık suçunun sanığın halası olan …’a karşı işlediğinin ve sanık ile müştekinin ayrı konutta yaşadıklarının anlaşılması karşısında, TCK’nın 167. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu televizyon ve kameranın, sanığın dayısı olan … tarafından sanığın gösterdiği kişilere paralarının iade edilmesinin ardından geri alınarak, katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, iade tarihinin araştırılarak sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin 1. ya da 2. fıkrasının uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
3-Sanık hakkında, tekerrür uygulanmasına esas gösterilen ilamdaki tehdit suçundan tayin edilen adli para cezası kesin nitelikte olduğu gibi, ilamda birden fazla hükümlülük kararı bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gözetilerek hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi,
4-Suç tarihi 29.06.2012 olduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında 21.05.2012-30.10.2012 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.