Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/38009 E. 2017/10896 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/38009
KARAR NO : 2017/10896
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanıkların 03/01/2010 günü saat 23:30’da suçüstü yakalandıklarının anlaşılması ve hırsızlık suçundan TCK’nın 143. maddesinin uygulanması karşısında, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan da aynı Yasa’nın 116/4. maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin ve eylemin birden fazla kişiyle işlendiğinin anlaşılması karşısında TCK’nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan …’ün 05/04/2010 havale tarihli dilekçe ve “sanıklar …..ve…..’den her türlü anlaşmış olduğumuzdan (zararların giderilmesi dahil) her iki sanık için şikayetten vazgeçiyoruz” demiş olmaları ile sanık … müdafiinin 09/04/2010 tarihli celsede “yakınan tarafın tüm zararı karşılanmıştır” şeklindeki beyanı karışsında, kovuşturma aşamasında zararın giderilmesi nedeniyle sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.