YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3598
KARAR NO : 2017/5659
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2014/419-2015/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2012/94218 no’lu, “…” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin 2001/04051, 2002/04971, 2008/39339, 2008/53372, 2008/53373 sayılı “Sınav”, “Sınav Dershanesi”, “Sınav dergisi dershaneleri”, “Sınav Koleji şekil”, “Sınav Okulları şekil” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun müvekkilinin tanınmış markaları ile benzer olduğundan iltibasa sebebiyet vereceğini ve müvekkilinin markalarından haksız yararlanma sağlayacağını ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2014-M-9683 sayılı kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, markalar benzer olmadığından iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, davacının müvekkili markasının itibarından haksız yararlanmaya sebebiyet vereceği yönündeki iddiasının da yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusu ile davacının “SINAV” unsurlu markaları arasında tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunmadığı ayrıca, başvurunun davacının tanınmış markasına ve onun itibarına zarar vereceği, onun şöhretinden istifade edeceğinden de söz edilemeyeceğinden 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesindeki koşulların da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.