YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25741
KARAR NO : 2017/20882
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Her iki sanık hakkında ayrı ayrı beraat
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
1- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
2004 olan suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklar … ile …’ın 2004 yılında katılanın işyerine gittiklerinde sanık …’ın kendini … olarak tanıtarak katılandan mal aldıkları, alınan mallar karşılığında, borçlusu … Mobilya …olan ve sanık … tarafından da ciro edilen 5 adet toplam 15000 TL bedelli senetler düzenleyerek katılana verdikleri, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine katılan tarafından icra takibi başlatıldığı, takip sırasında sanıkların babası …’ın 2007 yılında imzaya itiraz ederek takibi durdurduğu böylelikle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’ün dava konusu senetleri babası olan …’dan aldığı 20.08.2003 tarihli vekaletnameye istinaden imzaladığı, eylemi ve borcu kabul ettiğini beyan ettiği, ayrıca diğer sanık … tarafından da senetlerin cirolandığı anlaşılmakla dosya kapsamına göre sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerine dair mahkumiyete yeter delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, mahkumiyete yeter delil bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.