YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7780
KARAR NO : 2017/10674
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın işyerinin kapısını kilitleyerek ayrıldığına dair beyanı, 09.04.2011 tarihli kolluk görevlilerince düzenlenen tutanakta, işyerinin kapısında herhangi bir zorlama olmadığına dair tespit ile suça sürüklenen çocuk … ve ayrı davası bulunan sanık….’in savunmalarındaki işyerinin kapısını anahtarla açtıklarına dair anlatımları karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- İşyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve suça sürüklenen çocuğun sabıkasız olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “müştekinin zararı karşılanmamış olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, mahkemesince suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.