YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3518
KARAR NO : 2017/5623
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2015 tarih ve 2015/509-2015/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında daha önce mahkemenin 1996/6-2003/155 sayılı kararı ile tazminata hükmedildiğini, gerekçeli kararın müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden kesinleştirildiğini, kararın bu nedenle temyiz edilemediğini, kararın diğer davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine kararın bozulduğunu, bozmadan sonra yapılan yargılamada diğer davalılar lehine karar verilip kesinleştiğini ileri sürerek mahkemenin 1996/6-2003/155 sayılı kararı ile ilgili olarak yargılamanın iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, talebin dayanaksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, yargılamanın iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının yargılamanın iadesi sebebi olarak gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği hususunu ileri sürdüğü, HMK’nın 375. maddesinde sıralanan sebepler arasında bu durumun yargılamanın iadesi sebebi olarak gösterilmediği, ayrıca gerekçeli kararın yargılamanın iadesini isteyen davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması halinde kararın kesinleşmemiş olacağı, HMK’nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebileceğinden yargılamanın iadesinin talep edilemeyeceği, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğu iddiasını ileri süren davacının izlemesi gereken yolun kararı temyiz etmek olduğu, yargılamanın iadesi talebinin ön şartının yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.