YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3677
KARAR NO : 2017/8651
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile … arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile … ilçesi … mah. … mevkii 387 ada 139 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde bina inşaatı ve dört adet bağımsız bölümün müvekkiline ait olacağına ilişkin sözleşme yapıldığı, binanın kısmen yapıldığı, müvekkile ait olacağı kararlaştırılan 7, 12, 13 ve 14 nolu bağımsız bölümlerin müvekkiline müteahhit tarafından teslim edilmediği, bu durumun ihtarname ile müteahhite bildirdikleri, bu aşamada müvekkilinin telefonla aranarak kat malikleri toplantısı yapılacağının söylendiği, müvekkilinin bunun üzerine daireleri henüz teslim almadığını taşınmazda kat mülkiyetinin kurulmadığını yazılı olarak bildirdiği, müvekkile akabinde aidat borcundan bahisle icra takibine geçildiği, müvekkilinin itirazı üzerine müvekkili aleyhine … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/642 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, yapılan toplantıda Kat Mülkiyeti Kanununun 17.maddesine dayanıldığı, ancak Kanunun aradığı 2/3 fiili kullanımın söz konusu olmadığı, apartmanın ilan panosundan alınan aidat ödeme listesinde açıkça 6 adet bağımsız bölümde oturan yok ibaresinin bulunduğu, bu haliyle 09.07.2014 tarihinde dahi kanunun aradığı 2/3 fiili kullanım şartı bulunmadığı, KMK hükümlerinin 11.01.2014 tarihinde davaya konu taşınmazda uygulanmasının imkansız olup, kararın mutlak butlanla iptali kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiş, mahkemece; yapılan keşif neticesinde, gerek bilirkişinin ana taşınmazın tamamlanmış olduğuna ilişkin bildirimi gerekse keşif esnasında dinlenen tanık beyanlarından toplantı tarihinde ana taşınmazın 2/3 kısmının fiili kullanıma uygun olduğu ancak bağımsız bölüm maliklerinin bağımsız bölümlerini kullanma imkanları bulunmasına rağmen bu bağımsız bölümleri kendi iradeleri ile kullanmadıkları anlaşıldığı dolayısıyla 11.01.2014 tarihinde anataşınmazın 2/3 kısmının fiili kullanıma uygun olduğu ve bu nedenle uyuşmazlığa bakmakla görevli oldukları tespit edilmiş olmakla, davacı vekili her ne kadar 2/3 fiili kullanım şartının sağlanmamış olmasının toplantının mutlak butlan ile hükümsüz sayılması sebebi olarak belirtmiş ise de bu şartın sağlanmamış olması uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının ve görevli mahkemenin belirlenmesi açısından önem arzedeceği, ayrıca iptali istenen toplantıda alınan kararlarda ayrıca mutlak butlan sebebi sayılacak başka bir hususa rastlanılmadığından, davanın KMK madde 33/1’de öngörülen bir aylık süre içerisinde (02.06.2014 tebliğ tarihinden bir ay sonra davanın açılmış olması nedeniyle) açılmadığı anlaşıldığından davanın süre yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 11.01.2014 tarihinde yapılan kat malikleri kurulu toplantısının iptali istemine ilişkindir.
Kat malikleri kurulu kararının iptalinin istenebilmesi için Kat Mülkiyeti Kanununun 33. maddesi uyarınca kararın öğrenilmesinden başlayarak bir ay her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içerisinde iptal davası açılması gerekir. Somut olayda toplantı tutanağı davacıya 02.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup dava, bir aylık süre geçtikten sonra açılmış olduğu anlaşıldığından yazılı şekilde şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmayıp dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 31/10/2017 günü oy birliği ile karar verildi.