YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25668
KARAR NO : 2017/11872
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.200,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 31/2. maddesi gereğince; işlediği hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının suç tarihi itibariyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususunda “farik-mümeyyizlik” raporu aldırılması gerekirken, 30.01.2014 tarihli farik mümeyyizlik raporunda ”işlemiş olduğu iddian edilen tüm suçlardan şuan itibarıyla “farik mümeyyiz olduğu(meydana gelen olayların hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı, bu suçlarla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu” şeklinde aldırılan raporla yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 19.02.2014 tarihli oturuma ilişkin duruşmanın kapalı yapıldığının belirtilmesine karşın, duruşmanın sonunda “açık” yargılamaya son verildiği ve “açık ” oturumda tefhim edildiği belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması,
3-Suça sürüklenen çocuğun dosya arasında yer alan … isimli iş yerine ait kamera, mobesa kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin 05:19 sıralarında işlediği, UYAP’tan temin edilen kayıtlarından güneşin 06:08’de doğduğu, TCK’nun 6-e maddesi gereğince gece sayılan zaman diliminin 05:08’den önce başlayacağı birlikte değerlendirildiğinde suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlediği kabulü gerekirken suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
4-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca danışmanlık ve eğitim tedbirine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.