Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9991 E. 2017/12033 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9991
KARAR NO : 2017/12033
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait bir takım menkul malların haczedildiğini istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; 05/09/2014 tarihli duruşmaya davacı vekili katılmadığından davalı-alacaklı vekili de davayı takip etmeyeceğini bildirdiğinden dava dosyasının HMK.150/1. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verildiği,davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde ikinci defa 27/02/2015 tarihli duruşmaya gelmediği, mazeret de bildirmediği, davalı alacaklı vekilinin de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği gerekçesi ile dava ve takip dosyası kapsamı itibariyle 6100 sayılı HMK. 150/5, 320/4 maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3.kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de;davacı vekilinin duruşma salonunda hazır bekleyen iki avukatın da imzasını taşıyan 27.02.2015 tarihli tutanak tuttuğu, tutanak içeriğinde ilgili dosyanın 27.02.2015 tarih 11:45 saatli duruşması için saat 11.00 itibarıyla hazır bulunmasına rağmen davacı vekilinin,dosyanın davalı alacaklı vekilince erken alınması için talepte bulunulduğundan ve buna ilişkin kendisine çağrı yapılmadığından duruşmaya katılamadığı, duruşma listesine göre sıra kendisine gelince davacı vekilinin ayağa kalktığı, hakim ve mübaşir tarafından davalı vekilinin talebi üzerine duruşma listesine uyulmadan dosyanın erken alındığı ve kendisi yerine, davanın önceki vekilinin adının çağrıldığının beyan edildiği hususlarının yer aldığı anlaşılmakla, Mahkemece tutanak içeriği ve önceki vekile ilişkin azilname olup olmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.