Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/3868 E. 2017/21007 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3868
KARAR NO : 2017/21007
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-Sanıklar …, hakkında; katılanlar; … ,ve …’e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat (ayrı ayrı)
2-Sanık … hakkında; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat (ayrı ayrı )

Nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanıklar …, …, … hakkında verilen beraat hükümleri ile, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık … hakkında verilen beraat hükümleri katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… Test. İnş. Ltd. Şti ve … Yapı Malzemeleri Tic. A.Ş. yetkilileri ve temsilcileri olan …, …, …’nun katılan şirketlere verdikleri çeklerin karşılıklarının bulunmadığı, sanık …’ın da, katılan …’e ait … Isı Limited Şirketi’nde çalışırken, katılanın bilgisi dışında birçok çek keşide ederek piyasaya dağıttığı, bu çeklerin de karşılıksız çıktığı, buna göre, sanıklar …, …, …’nun, ekonomik durumlarının kötü olduğunu bilmelerine rağmen piyasadan mal alıp çek keşide ederek ve bu çekleri ödemeyerek nitelikli dolandırıcılık suçunu, sanık …’nın da, katılan …’ın bilgisi ve rızası dışında sahte çekler imzalayıp piyasaya dağıtarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanıklar … ile …’nun kardeş oldukları, …’nun da sanık …’in eşi olduğu, … Yapı Malzemeleri A.Ş.’nin imalatçı, … Tekstil Ltd. Şti.’nin tedarikçi ve pazarlamacı firma olduğu, her iki firma arasında karşılıklı alım ve satım işlemlerinin yürütüldüğü, bir şirket tarafından üretilen malların diğer firma tarafından pazarlandığı, bu nedenle her iki firma arasında sürekli para hareketlerinin ve para aktarmalarının bulunduğu, sanıklar …, …, …’nun mal ve hizmet karşılığı düzenlendikleri çeklerin çok büyük bir çoğunluğunun keşide tarihinin 11/07/2007 tarihinden itibaren olduğu, sanıkların sahibi olduğu şirketlerdeki çalışanların işi yavaşlatmaları, ürünlere zarar vermeleri, işyerinin Kocaeli il merkezine taşınması sırasında üretimin sekteye uğraması ve hedeflenen ciroya ulaşamamaları sonucunda, şirketlerin mali durumunun bozulması nedeniyle, şirketin mali durumunun iyileştirilebilmesi mümkün olduğu ileri sürülerek şirketlerin iflasının bir yıl süreyle ertelenmesini talep ettiği, mahkemenin de 21.04.2008 tarihinde iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verdiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesince 27.11.2008 tarih ve 2008/11294-11602 E.K. sayılı kararı ile, ilgili projenin ciddi ve inandırıcı olduğunun kabul edilemez olduğu benimsenerek kararın bozulduğu, bozma ilamına uyan mahkemenin de 05.09.2009 tarihli kararı ile şirketin iflasına karar verdiği, ayrıca, sanıkların, katılanlara verdikleri çeklerin yasal olarak düzenlenen çekler olduğu, çeklerle ilgili bir sahtecilik iddiasının bulunmadığı, bu çeklerin genel olarak 13.07.2007 tarihi ve öncesine ait olması, şirketin iflasına karar verilen tarihin 05.09.2009 olması, ayrıca Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2008 gün ve 2008/11294-11602 esas ve karar sayılı kararı ile şirket iflasının bir yıl süreyle ertelenmiş olması hususları gözetildiğinde, sanıkların suç işleme kastlarının bulunmadığı, normal ticari hayatlarının gereği olarak çek keşide edip mal aldıkları, sanıkların, ödenmeyen çeklerinin yanısıra ödenen çeklerinin de bulunduğu, çek keşide edenlerin, buna yetkilerinin bulunduğu, çeklerde sahtecilik iddiasının bulunmadığı ve ilgili şirketlerin paravan olmayıp aktif olarak çalışan şirketler olmaları karşısında, dolandırıcılığın hile unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, eylemlerin taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu; alınan bilirkişi kurulu raporuna göre de; sanık …’nın katılan … adına çek keşide etmeye yetkisinin bulunduğu, sanık ve katılanın uzun yıllardır bu şekilde çalıştıkları, keşide edilen çeklerin katılanın bilgi ve rızası dahilinde düzenlendiği, çekleri alan kişilerin de bu durumu bildiklerinin belirlendiği dikkate alınarak, bu sanık açısında da nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının yasal koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekillerinin, beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ve eylemlerin suç teşkil ettiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.