YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11497
KARAR NO : 2014/14574
KARAR TARİHİ : 02.10.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …’la müvekkili banka arasında akdedilen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesini davalının kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme uyarınca kredi borçlusuna verilen çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle müvekkili bankanın yasal zorunluluk miktarını hamillerine ödemek zorunda kaldığını, alacağını tahsil için giriştiği icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, banka ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesindeki kefil sıfatından kaynaklanan sorumluluğunun ilgili hesapların kapatılmasına bağlı olarak sona erdiğini ve buna ilişkin bankadan yazı alındığını, dava dışı takip borçlusu ve asıl borçlu olan …’ın banka ile birden fazla kredi ilişkisinden kaynaklanan borçlarının davalının kefaletinin sona erdiği kredi sözleşmesine dayanılarak davalıdan tahsil edilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, asıl ve ek bilirkişi raporuna göre, davacı banka ile dava dışı … arasında akdedilen 18.08.2009 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine davalının 10.000.00 TL.limitle kefil olduğu, söz konusu sözleşmede asıl borçlu adına diğer garantiler kapsamında ödenen tutarlardan kefilin de sorumlu olacağına yönelik hükümler yer almakta ise de, davacı banka tarafından 30.03.2012 tarihli yazı ile sözleşmeye konu kredilerin kapandığı ve davalının kefilliğinin sona erdiğinin kabul ve beyan edildiği, uyuşmazlığa konu borç tutarının 2012 yılı Mayıs ve Haziran aylarında oluştuğu, dolayısıyla davalının, kefil sıfatı ile imzası bulunan sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunun sona erdiğinin davacı banka tarafından kabul ve beyan edildiği, bu sözleşmeye dayalı olarak kefilliğin sona erdiği tarihten sonra oluşan bir borçtan davalının sorumlu tutulamayacağı, davacı bankanın takibe geçmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 02.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.