Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/14495 E. 2017/11011 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14495
KARAR NO : 2017/11011
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine engel teşkil sabıkasının bulunmasına rağmen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş olması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
05.07.2012 tarihinden sonra işlenen suçlar yönünden özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 Sayılı TCK’nın 168/5. maddesi gereğince: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı vergiler dahil cezasız miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Somut olayda, bilirkişi tarafınden her vergisiz ve cezasız olarak belirlenen 175, 90 TL’ye %18 KDV oranı eklenmek suretiyle belirlenen 207,56 TL yönünden sanığa makul bir süre verilerek ve bedel de belirtilmek suretiyle ” bilirkişi tarafından belirlenen vergili ve cezasız kaçak kullanım bedelinin tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yasal ihtarda bulunulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.