Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/3358 E. 2017/16390 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3358
KARAR NO : 2017/16390
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 2010 yılına kadar çalıştığını, mali krize giren şirketin 2010 yılında hiçbir yasal hakkını ödemeden davacının işine haksız olarak son verdiğini, 2005 Şubat ayı ile 2009 Mart ayları arasındaki ikramiye alacaklarının da ödenmediğini, şirketin sahip olduğu gayrimenkulleri İ.İ.K’nun hükümlerine aykırı olarak kaçırmak ve devretmek üzere olduğunu, Borçlar Kanunu’na göre malvarlığı veya işletmenin devralınmasında borçlunun da devralanla birlikte iki yıl süre ile müteselsil borçlu olarak kalacağını ileri sürerek, kıdem tazminatının ve ikramiye alacağının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalıların Cevaplarının Özeti:
Davalı … San. ve Tic. A.Ş. vekili; davacı tarafın haksız olarak işten çıkartıldığına dair iddiasını kabul etmediklerini, davalı şirketin Türkiye ve dünya genelinde tekstil sektöründe yaşanan krizler nedeni ile üretime ara vermek zorunda kaldığını akabinde işletmeyi kapattığını, davacının 31/03/2010 tarihinde tek taraflı olarak iş akdini feshettiğini, bu sebeplerle davacının kıdem tazminatı alacağını kabul etmediklerini, davacıya şimdiye kadar davalı şirket tarafından 2.971,72 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın tedbir taleplerinin usul ve yasaya uygun olmadığını ayrıca ikramiye alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davacı ile aralarında işveren işçi ilişkisi bulunmadığını, açılan dava ile ilgili görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, işletmenin tüm aktifleri ve pasifleri ile birlikte devir alınmadığını, bankalarınca devralınmış bir işletmenin olmadığını, devralınanın imar ve ifraz sonucu arsa vasfını kazanmış boş bir taşınmaz (tarla) olduğunu, … … A.Ş. ile alacaklı bankalar arasında imzalanan sözleşmenin borç tasfiyesi sözleşmesi olduğunu, muvazaa ve mal kaçırmanın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
…. vekili; davacı ile aralarında işveren işçi ilişkisi bulunmadığını, husumet itirazları olduğunu, iş mahkemesinin bu davada görevli olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, … … A.Ş.’nin bankalarına olan kredi borçlarını ödememesinden dolayı firma hakkında kanuni takip yapıldığını, … … A.Ş. ile alacaklı bankalar arasında imzalanan sözleşmenin borç tasfiyesi sözleşmesi olduğunu, Bankalarınca devralınmış bir işletmenin olmadığını, devralınanın imar ve ifrazı yapılmış taşınmaz olduğunu, işyeri devrinin söz konusu olmadığını, davacının kendilerine yönelik taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
…. vekili; davacı ile aralarında işveren işçi ilişkisi bulunmadığını, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, husumet itirazları olduğunu, şirketlerinin … … Bankası ve …’nin … … A.Ş.’den alacaklarını devir ve temlik aldığını, … … A.Ş. ile alacaklı bankalar arasında imzalanan sözleşmenin borç tasfiyesi sözleşmesi olduğunu, … … A.Ş.’nin işletmesini devretmediğini, borç tasfiyesi kapsamında taşınmazlarını devrettiğini, işyeri devrinin söz konusu olmadığını, kendilerine yönelik taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davalılar …., …. ve …. açısından davanın husumet nedeni ile reddine, … … San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatının bu davalıdan tahsiline, ikramiye alacağı talebinin dava tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle bu istemin reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı dava dilekçesinde ….000 TL kıdem tazminatı talep etmiş olup, mahkemece karar gerekçesinde aynen “dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 27.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda kıdem tazminatının net 29.969.47.-TL olarak tespit etmiş davacı tarafından yapılan ödeme düşülerek net 27.047.75 olarak hesaplama yapılmıştır. ” denilerek, “Taleple bağlı kalınarak net 18.020,00-TL kıdem tazminatı alacağının akdin fesih tarihi olan 31/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca 1 yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalınmasına” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporu 18.020,92 TL ve 27.047,75 TL olarak 2’li hesap içermekte olup, davacının talebi, gerekçe içerisinde yapılan alacak tespiti ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 18.020,00 TL alacağa hükmedilmesi karşısında mahkemece bilirkişinin hangi hesabına itibar edilerek karar verildiği anlaşılamamaktadır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 23/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.