Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/18914 E. 2014/5980 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18914
KARAR NO : 2014/5980
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ise de mahkemece davalıların temyiz harcını verilen kesin süreye rağmen yatırmadıkları anlaşıldığından temyiz istemlerinin reddine dair, verilen 20.11.2013 tarihli ek kararın davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı … Denizcilik…A.Ş’ye diğer davalıların kefaletiyle 20.07.1998 tarihli 3.900.000 USD limitli genel kredi sözleşmesine istinaden 3.000.000 USD’lik döviz kredisi kullandırıldığını kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının fazla miktarda asıl alacak istediğini, faize faiz yürütüldüğünü, takibin hukuka aykırı oldğunu bildirerek davnın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının talebinde kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davalıların … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/17043 sayılı takibe itirazlarının kısmen iptaline, asıl borçlu … Denizcilik A.Ş yönünden takibin 8.397.115,57 TL üzerinden devamına asıl alacak 2.737.606,82 TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %150 temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmasına, diğer davalı kefillerin itirazlarının ise kısmen iptali ile takibin 8.052.156,27 TL üzerinden devamına, asıl alacak 2.737.606,82 TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %150 temerrüt faizi ve %5 gider vergisi uygulanmasına, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesindeki sınırlama gereğince 01.07.2012 tarihinden itibaren avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faize %5 gider vergisi uygulanmasına, icra takibinden sonra 24.03.2005 tarihinde 250.770 USD olarak yapılan ödemenin infazda icra müdürlüğünce gözönünde bulundurulmasına, tahsilde tekerrür etmemek üzere davalıların %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluklarına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Mahkemece, davalılar vekilince temyiz nispi harcının yatırılması için çıkarılan muhtıraya rağmen temyiz nispi harcı yatırılmadığı gerekçesiyle 20.11.2013 tarihli ek kararla HUMK’un 434/3 maddesi uyarınca kararın davalılar vekilince temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, anılan bu ek kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre,davalılar vekilinin 20.11.2013 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 31.10.2011 günlü konusunda uzman, yeterli incelemeyi içerir bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davacı banka keşide etmiş olduğu 22.06.1999 tarihli ihtarında, 16.02.1999 tarihli ana para+faiz ve ferileri toplam, 426.131 USD ile noter harç masrafı 4.700 USD’nin ödenmediğini belirterek 21.06.1999 tarihi itibariyle hesapların tamamının kat edilerek muaccel hale gelen 2.499.573.180.211 TL’nin ödenmesi ile henüz vadesi gelmemiş 2.700.000 USD ana para tutarının bloke edilmesini istemek suretiyle tercihini USD türünde alacağı olduğu yönünde kullanmıştır.
Keza davadan önce, takipten sonra yapılan, fakat kısmen uygulandığı anlaşılan protokolde davacı bankanın alacağını USD bazında belirlemiş olması karşısında kat tarihinden takip tarihine kadar yabancı para faizi üzerinden hesaplama yapılmasında ve takip tarihinde TL’ye çevrilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak 6102 sayılı TTK’nun 8. maddesine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Davacı banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup TTK’nun 4/1-f maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğundan TBK’nun 88 ve 120. maddelerindeki sınırlamalar ticari kredilerde uygulanamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden TBK’nun 120. maddesindeki sınırlama uyarınca yürütülecek temerrüt faizi oranı yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararın onanmasına, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine; (3) nolu bentte gösterilen gerekçelerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalılardan alınmasına, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.