Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3239 E. 2017/5632 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3239
KARAR NO : 2017/5632
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2016 tarih ve 2014/108-2016/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … San. Tic. Ltd. Şti’deki hisselerinden 33 hissesini 82.500,00 TL karşılığı 04.10.2013 tarihinde davalı …’a, aynı tarihte geriye kalan 33 hissesini diğer davalı …’ye devrettiğini, devir karşılığında 50.000,00 TL’yi peşin, geri kalan miktar için de 5 adet senet aldığını, söz konusu devir işleminin 22/10/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, ancak TTK 597. maddesi uyarınca gerçek değer belirlenmeden gerçekleştirilen devirden kısa bir süre sonra davacı şirkete ait fabrika binası ve Hanlıköy Umut Sanayi Sitesinde bulunan 5 adet dükkan değerlerinin düşük gösterildiğini, personele ödenecek kıdem tazminatlarının hesaptan düşüldüğünü, 650.000,00 TL’lik kredi ve 865.000 TL’lik vagon ödemesinin hesaplaşmada yer almadığını fark ettiğini, aldatıldığını anladığını, Borçlar Kanunu madde 36’da yer alan hakkını kullanarak almış olduğu senetleri geri vermek suretiyle devirden vazgeçtiğini 04/11/2013 tarihinde davalılara ihtar ettiğini ileri sürerek devir sözleşmesinin iptali ile davacının ortaklıktaki hissesinin devir öncesi miktarı ile pay defterine yazılmasını talep ve dava etmiştir
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, hisse devir sözleşmesinin yanılma sebebiyle iptali istemine ilişkin olduğu, davacının dayandığı hile, hata, yanıltma gibi olguların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.