YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1859
KARAR NO : 2017/4589
KARAR TARİHİ : 20.09.2017
MAHKEMESİ : …(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2015 tarih ve 2015/19-2015/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkili tarafından dava dışı Kabalcı Kitapevi Dağıtım Pazarlama Ltd. Şti. ne satılan malların bedellerinin önemli kısmının ödenmemesi nedeniyle dava dışı şirketten alacağının doğduğunu, ticari faaliyetini sürdüremeyeceği ortaya çıkan dava dışı şirketin, bir yıl süre ile iflasının ertelenmesine karar verildiğini, dava dışı şirketin, iflasın ertelenmesi talebi ile ikame ettiği davanın yargılaması süresince müvekkilinin kendisine destek olmasını talep ettiğini ve buna karşılık olarak da adına tescilli olan markalar ile basımını ve yayımını gerçekleştirdiği kitapları müvekkili aracılığı ile dağıtacağını taahhüt ettiğini, ancak dava dışı şirketin bu taahhütlerini yerine getirmediğini ve dava dışı şirketin adına tescilli olan ve hukuki koruma altında bulunan markaları, 2011 yılı Haziran ayında davalıya devrettiğinin öğrenildiğini, ancak bu devir işlemi muvazaalı olduğundan, Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesi gereğince, yapılan tasarrufların iptali ve yukarıda sayılan markaların yeniden dava dışı şirket adına tescilli istemi ile taraflarınca davalar ikame edildiğini ve yargılamaların halen devam ettiğini ileri sürerek davalı adına tescili sağlanan 2011/19718, 2012/95561, 2012/95562, 2011/19717 ve 2013/55857 sayılı markaların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının işbu davayı ikame etmesi için taraf sıfatının bulunmadığını, zira davacının iddialarını kendisine ait bir marka öncelik hakkına dayandırmadığını, davacının hükümsüzlük talebine mesnet gösterdiği markaların müvekkiline ait bulunduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkiline devredilen markalarla ilgili herhangi bir muvazaa bulunmadığını, “Kabalcı” adının müvekkilinin ticari unvanı ve aynı zamanda şirketin bir kısım ortaklarının soyadı olduğunu ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; muvazaa iddiasının tasarrufun iptali davasında değerlendirilecek nitelikte olduğu ve marka devir işlemi muvazaalı ise o dosyada verilecek kararlar ile TPE nezdindeki tescil işleminin değerlendirileceği ayrıca henüz marka başvuru aşamasında olan ve yine dava dışı şirketin davalıya devrettiği başvuru için de henüz tescil yapılmamış olması sebebiyle davanın mevsimsiz açıldığı yine bu başvuru ile ilgili yapılan devir işleminin tasarrufun iptali davasında da değerlendirilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın tescil başvurusu kesinleşmeden önce açıldığının belirlenmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.