YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6459
KARAR NO : 2017/7428
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
Dava, aksi Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1975-2011 tarihleri arası 3.155 gün çalışmaları ile 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 3.755 prim gün üzerinden ve 01.11.2011 tarihi itibarıyla bağlanan yaşlılık aylığının, sigorta müfettişi raporları uyarınca 1037541,kurulu işyerlerinden 2009 – 2010 arası dönemde yapılan 270 günlük çalışmanın gerçek ve fiili olmadığından bahisle iptali ve yersiz aylık borcu tahakkuku üzerine açılan iş bu davayla, aksi kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti istenmiştir.
Mahkemece, davacı sigortalının, iptale konu dönemde dava dışı kurulu inşaat işyerinde çalıştığı, ancak sigortalı bildirimlerin farklı işverenlerce yukarıda belirtilen farklı işyerlerinden bildirilmiş olmasındaki sorumluluğunun davacı sigortalıya yükletilemeyeceğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, duruşmada bilgisine başvurulan tanık anlatımlarına, toplanan delillere ve özellikle, kurum işlemine esas 18.11.2011 ve 26.04.2012 günlü sigorta müfettişi raporları ile davacı vekilinin 17.05.2013 ve 14.01.2014 günlü celsedeki açıklamalarına göre; davacı sigortalının, kurulu 1038767 no’lu “Toptan Gıda Satışı işyerinden”, kurulu 1008554 no’lu “Temizlik işyerinden” 2009 – 2010 yılları arası dönemde bildirirmi yapılan toplam 270 günlük çalışmasının gerçek ve fiili olmadığının anlaşılması karşısında, bunu öngören kurum işlemi yerindedir.
./..
Öte yandan davacının; iptale konu dönemde, işveren Şirket ortaklarıyla akrabalık ilişkisi olduğu söylenen dava dışı kurulu inşaat işyerinde çalıştığı yönündeki iddiaları kapsamında, ilgili işveren/işverenlere karşı usulünce yöneltilecek husumetle hizmet tespiti davası açabilmesi her zaman mümkün olduğu izahtan varestedir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular doğrultusunda yapılacak inceleme ve değerlendirme sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi