YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1763
KARAR NO : 2017/20708
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-j, 35/2, 62/1, 52/2, 53/1-3, 207/1, 43/1, 62/1, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, şikayetçi …’nın kimlik bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdanı oluşturup üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı ve …’nın Pianalitik dersanesinde 1.200 TL maaşla çalıştığına dair sahte belge tanzim ederek …bank Osmaniye Şubesine telefonla 10.000 TL kredi başvurusunda bulunduğu, banka tarafından belgelerin sahteliğinden şüphelenildiği ve kredinin ödenmediği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k )bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu şekilde somut olayda haksız menfaat miktarının 10.000 TL olması nedeniyle 1.000 gün adli para cezası belirlenerek indirimler yapıldıktan sonra netice olarak 8.320 TL adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik ceza tayin edilmişse de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın tanzim ettiği sahte belge asıllarının dosya içerisinde ve emanette bulunmadığı, suça konu kredi talebi ve diğer belge asıllarının bankadan temin edilip üzerinde inceleme yapılarak aldatma yeteneğine sahip oldukları tespit edildikten sonra mahkumiyet hükmü kurulabileceği, belge asıllarının temin edilememesi halinde ise aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığı belirlenemeyeceğinden sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamayacağı anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, bankaya yazı yazılarak telefonla yapılan başvurularda belge asıllarının kendilerine ne şekilde ulaştırıldığının sorulması, belge asıllarının mevcut olması halinde incelenmek amacıyla getirtilmesi ve özellikleri duruşma zaptına yazıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetlmeksizin, fotokopi belgelere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Belgede sahtecilik suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olması, geniş anlamda suçun mağdurunun toplumu oluşturan tüm bireyler olması ile birlikte, tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunun mağdurunun ilgili banka şubesi olması ve bankanın aynı şubesine yönelik olarak bir suç işleme kararının icrası kapsamında ve tek seferde eylemin gerçekleştirilmesi hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eylemini birden fazla kişiye yönelik gerçekleştirdiğinin kabulü ile zincirleme suç hükümleri gereği cezasında artırım uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.