YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1496
KARAR NO : 2017/4331
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2015 tarih ve 2014/245-2015/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacıya ait TPE nezdinde tescilli “Romance+şekil” ibareli markanın, davacı ve babası tarafından uzun süredir marka tescilinden önce aynı şekilde kullanılmakta ve tanıtılmakta olduğunu, davacının babası ile davalı arasında 2009 yılından önce ortak bir ticari faaliyet sürdürülmüş olup Romance markasının telif ve de üretim hakkının davacının babasına ait olduğunu, bu süreçte davacının da bu ismin tanınmasında ve mülkiyet kazanmasında rol aldığını, taraflar arasındaki ticari ortaklık sona erdiğinde ise dava konusu markanın orijinal hali ile davacı ve babası tarafından kullanılması konusunda tarafların anlaştıklarını, buna rağmen davalı tarafın bu hususa sadık kalmayarak 2009 yılında kendi ismini marka isminin önüne ekleyerek marka tescili için TPE nezdinde işlemler başlattığını, davalı tarafın tescil ettirmiş olduğu markasını fiiliyatta tescil şekli ile kullanmayarak sadece davacıya ait marka kullanımına başladığını, tanıtım ve reklamlarında davacı markasını ön plana çıkarttığını, mağaza telefonlarını arayanlara dahi davacı markası ile müşteriye yanıt vermekte olduğunu ileri sürerek davalı firmaya ait TPE nezdinde tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafa delil listesinde zikrettikleri tüm delilleri ibraz etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye ilişkin duruşma zaptı ekli muhtıranın davacı vekiline 23/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacının herhangi bir delil sunmadan delil listesi vermekle yetindiği, davacı tarafça iddiasını kanıtlayıcı herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.