Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/6856 E. 2017/9717 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6856
KARAR NO : 2017/9717
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisindeki 08.02.2013 tarihli tutanağa, şikayetçi beyanına ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçiye ait suça konu malzemelerin sanığa ait araçta yaklaşık 1 saat sonra başka bir yerde kolluk görevlileri tarafından kesintisiz takip olmadan yakalandıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi; sanık hakkında hırsızlık suçu nedeniyle hüküm kurulurken eylemine uyan TCK’nın 142/1-b. ve 35.maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 4 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası yerine 1 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, sanığın şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle üzerine atılı konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/414 E. 2007/324 K. sayılı kararı ile 6 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin 15.12.2008 tarihinde infaz edildiği, kararının infaz tarihinden itibaren TCK’nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra atılı suçun işlenmesi nedeniyle söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkralarından çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.