Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/3803 E. 2017/11903 K. 02.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3803
KARAR NO : 2017/11903
KARAR TARİHİ : 02.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vd.
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, borçluya gönderilen ödeme emrine boçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, 30 günlük yasal ödeme süresinde borcu ödemediğini belirterek icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiş, davalı vekili vekil edeni tarafından iş yeri olarak kiralanan taşınmazın davacıların kusuru nedeni ile yetkili birimlerce kapatılmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiş, Mahkemece, mecurun eksikleri giderilmediği, bunda davacıların kusurlu bulundukları bu nedenle davalının takibe itirazında haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava itirazın kaldırılması ve takibin devamı talebine ilişkindir. Bu tür davalar kiraya verenler tarafından kiracılara karşı açılır. Takibe dayanak yapılan 01.04.2009 başlangıç tarihli 10 yıl süreli yazılı kira aktinde kiraya verenler …, …, … ve … olarak görünmektedir. Takip …, …, … ve … vekili tarafından başlatılmış, dava da yine aynı kişiler vekili tarafından açılmıştır. Dosya kapsamından … ve … arasında bir vekalat ilişkisine de rastlanmamıştır. Mahkemece bu husus irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Kabule göre de; takibe konu edilen 01.04.2009 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 5.000 TL olduğu ve her ayın 5’ine kadar peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak 14.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2015 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait aylık 7600 TL, toplam 83.600 TL’lik kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalıya 24.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı “Alacaklıya böyle bir borcumuz yoktur. Borcun aslı ve tüm ferilerine itiraz ediyoruz. İtirazımız doğrultusunda takibin durdurulmasını talep ederiz.” diye itirazda bulunmuş, davalının itirazında sözleşme altındaki imzaya karşı çıkmadığı anlaşılmıştır. Ancak davalı yargılama sırasında kiralananın davacıların kusurlu davranışı sonucu kiralama amacına uygun olarak kullanamadıklarını,

işyeri çalıştırma ruhsatı alamadıklarını ve işyerinin kapatıldığını belirtmiştir. İİK’nun 63. maddesine göre borçlu 62. maddenin dördüncü fıkrasındaki istisnalar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Bu nedenle itiraz dilekçesinin mahiyetine göre aylık kira bedelleri ile kiracılık ilişkisi kesinleşmiştir. Artık davalı borçluların İİK’nun 269/c maddesinde yazılı belgeler ile borcun ödendiğini kanıtlamaları gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nun 428 ve İİK.nun 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.