Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/18346 E. 2017/10883 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18346
KARAR NO : 2017/10883
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan 12.05.2016 tarihli hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 03/10/2013 tarihli kararla hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan hüküm kurulduğu ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin 03/10/2013 tarihli temyiz dilekçesinin her üç suçu da kapsadığı ancak sadece hırsızlık suçundan tebliğname düzenlendiği ve bozmanın da hırsızlık suçuna yönelik olduğu, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan 03/10/2013 tarihli hükümlerin hukuki varlıklarını korumaları nedeniyle aynı konuda 12/05/2016 tarihinde tekrar kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduklarından dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan 03.10.2013 tarihli hükümlere yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan 12.05.2016 tarihli hükme yönelik temyiz talebinin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir
Ancak;
5275 sayılı Kanun’un 106/4. maddesi gereğince “Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun hükmedilen adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Suça sürüklenen çocuğun hükmedilen adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” yönündeki kısmın çıkartılarak, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.