Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13429 E. 2014/15150 K. 06.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13429
KARAR NO : 2014/15150
KARAR TARİHİ : 06.11.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili,… 3.İcra Müdürlüğünün 2008/14320 sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını, borçlu şirket ile bağlarının bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirket ile borçlu şirket adreslerinin ve faaliyet alanlarının aynı olduğunu, borçlu şirketin eski ortağı… in haciz mahallinde bulunduğunu, davacı ve borçlu şirket ortaklarının aynı kişiler olup aralarında akrabalık ilişkisi ve organik bağ bulunduğunu ve aynı adreste faaliyet gösterdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin davacının adresinde yapıldığı, haczedilen malların borçluya ait olduğunun kesin olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin İİK’nun 94 vd.maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, sonuç olarak mahcuzlar üzerindeki “haczin kaldırılması” şeklinde hüküm kurmak gerekirken ve istihkak davalarında mülkiyetin tespitine yönelik karar verilemeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde “mahcuzların davacıya aidiyetinin tespitine” dair hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Açılan davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 6.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.