YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10924
KARAR NO : 2017/5128
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
Mahkeme : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kenevir ekme
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul 19. (Beyoğlu 2.) Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/114 E.-2007/69 K. sayılı ilamı ile, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 10 ay hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği, yükümlülüklerine uymayan sanık hakkındaki 10 ay hapis cezasının aynen infaz edildiği, bihakkın tahliye tarihinin 24.02.2009 olduğu, hüküm tarihine göre uygulamanın doğru olduğu, fakat hüküm tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa’nın 85. maddesi ile 5320 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 7/2. maddesinde ”Bu kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanunu’nun 191’inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191’inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.” hükmü getirildiğinden, buna göre kesinleşmiş olan bu hükümle ilgili olarak uyarlama yapılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmekte olup, denetim süresinde yükümlülüklere ve yasaklara uyduğu taktirde davanın düşmesine hükmolunması ihtimali de bulunduğundan, bu mahkûmiyetin tekerrüre esas alınmamasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.