Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/13138 E. 2017/8734 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13138
KARAR NO : 2017/8734
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarih ve 2013/92 Esas, 2013/152 sayılı kararı ile verilip, 24/02/2016 tarihinde incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/12165 Esasında kayıtlı olan, Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarih ve 2013/95 Esas, 2013/162 sayılı kararı ile verilip, 24/02/2016 tarihinde incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/12169 Esasında kayıtlı olan ve Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarih ve 2013/97 Esas, 2013/163 sayılı kararı ile verilip, 24/02/2016 tarihinde incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/11944 Esasına kayıtlı olan ve dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyaların incelenerek mümkünse birleştirilmesi aksi halde, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle,sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre;
1-01/06/2005 gün ve 25832 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Ceza Muhakemesi Kanununa Göre İl Adli Yargı Adalet Komisyonlarınca Bilirkişi Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereği bilirkişi listesine kaydı yapılıp yapılmadığı anlaşılamayan ve tanzim ettiği raporu hükme esas alınan Fehmi Bükcüoğlu’nun kimlik tespiti ve yemininin yaptırılmaması,taksitlendirme kararı verilirken taksit aralığının gösterilmemesi ve uygulama maddesinin TCK’nın 52/4 maddesi yerine aynı kanunun 52/2 maddesi olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.’nun 232/6. ve 5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnameye aykırı olarak 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son fıkrasının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.