YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/164
KARAR NO : 2017/22399
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, eşe karşı kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Eşe karşı kasten yaralama eyleminden kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Uzlaştırma kapsamında bulunmayan eşe karşı kasten yaralama suçuyla birlikte işlendiği belirlenen tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-Sanığın ve katılanın yüzüne karşı verilen 05.10.2010 tarihli hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlarda yasa yolu başvuru süresinin, kararın tefhiminden itibaren başlayacağının belirtilmesi gerekirken “kararın tebliğinden itibaren” başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanılması ve bu haliyle tefhimin Anayasa’nın 40/2, CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmayıp, gerekçeli kararın da sanık ile katılana tebliğ edildiğine dair evrakın dosya içerisinde bulunmaması karşısında, anılan kararın sanık ve katılana tebliğ edilip edilmediği, kesinleşmenin yöntemince yapılıp yapılmadığı ve buna bağlı olarak denetim süresinin işlemeye başlayıp başlamadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan,
Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
c-Tanıklıktan çekinme hakkı bulunmayan tanıkların, yeminsiz dinlenilmesi suretiyle CMK’nın 45 ve 54. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.